skip to Main Content

FETÖ-PYD TERÖR ÖRGÜTÜ- SENDİKA

Samsun BAM, 2. CD., E. 2018/2881 K. 2019/243 T. 29.1.2019
Samsun BAM – 2. Ceza Dairesi
Esas No.: 2018/2881
Karar No.: 2019/243
Karar tarihi: 29.01.2019
Belgeyi Lexpera’da Görüntüle
İlk Derece Mahkemesince Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundansanık hakkında kurulan hükme
karşı sanık ve sanık müdafi tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile
suç tarihine göre, dosya heyetçe incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre
yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince, Sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olan Çorum
Eğitim Sevenler Derneği ve Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olduğu, tanık beyanlarına göre örgütün
içerisinde bulunduğu ve faaliyet yürüttüğü, internet haber sitelerinde örgütün faaliyetlerine katıldığı
hususunda isminin geçtiği bankaya para yatırın talimatı üzerine Bankasya hesabında rutin dışı olarak para
arttırımı yapılması gerekçeleriyle sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçu sabit görülerek sanığın
cezalandırılmasına karar verilmişise de;
Sanığın Asya Katılım Bankasında açılmış hesabına ait hesap hareketleri incelendiğinde; sanığın 2011
yılında açılmış hesabının bulunduğu, 30/01/2014 tarihinde 25.000 TL bedelli katılım hesabı açıldığı
anlaşılmış ise de,anılan Bankanın 04/02/2015 tarihinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK)
tarafından yönetiminin devralınmasından ve BDDK’nın 29/05/2015 tarih, 6318 sayılı kararı ile tamamen
Tasararruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF)’ye devredilmesine karar verdiği tarihten sonra da hesabını açık
tuttuğu ve halen kullanmaya devam ettiği, yapılan işlemlerin rutin bankacılık işlemleri olduğu, sanığın Çorum
Eğitim Sevenler Derneği ve Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olmasının ve tanıklar K1 ve K2 ‘in beyanlarına
göre dinleyici olarak sohbete katılmasının ve ÇESDER isimli dernekte dernek müvetelli heyeti üyesi
olmasının tek başına örgüt üyeliği için yeterli olmadığı anlaşılmış olup, her ne kadar karardan sonra istinaf
aşamasında K3 ‘in beyanları gelmiş ise de; K3 ‘in beyanlarına göre, sanığın 2009-2010 yıllarında dinleyici
olarak sohbete gitmesinin ve mütevelli heyetinde olmasının tek başına mahkumiyetine yeterli olmadığı, tüm
dosya kapsamında sanığın örgütle organik bağ kurarak süreklilik, yoğunluk, çeşitlilik arz eden eylemlerinin
bulunmadığı, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden
uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince sanık
hakkındaki İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet kararı kaldırılarak beraat kararı verilmesinin gerektiği
anlaşılmakla;
5271 sayılı CMK’nın “Bölge Adliye Mahkemesinde İnceleme ve Kovuşturma” başlıklı 280. maddesi
20/7/2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanunun 15. maddesiyle, “bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde yer
alan “(c)” ibaresi “(a), (c), (d)” şeklinde değiştirilmiş, aynı fıkraya (a) bendinden sonra gelmek üzere (b) ve (c)
bentleri eklenmiş, mevcut (b) ve (c) bentleri (d) ve (e) bentleri olarak teselsül ettirilmiştir.” şeklinde
Sayfa 1/3
değiştirilmiş, yapılan değişiklik sonucu,
5271 sayılı CMK’nın 280. maddesi ;
Madde 280 – (1) Bölge adliye mahkemesi, (…) (1) dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri
inceledikten sonra;
a) İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın
bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin
yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek
istinaf başvurusunun esastan reddine, şeklinde değiştirilmiştir.
Kendisine atıf yapılan 5271 sayılı CMK’nın 303/1-a maddesi ise;
Madde 303 – (1) Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı
hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka
aykırılığı da düzeltebilir:
a) Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı
olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse… şeklindedir.
Değişikliğe konu yasal mevzuat dosyamıza uyarlandığında, yukarıda da izah edildiği üzere, dosyada
olayın daha ziyade aydınlanmasını gerektiren bir durumun bulunmadığı, mevcut deliller ve dosya içeriğinin
karar vermeye yeterli olduğu kanaatine ulaşılmış, mevcut deliller ışığında sanığın üzerine atılı suçu işlediği
sabit olmadığından, Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/07/2018 tarihli, 2017/784 (E) ve 2018/377 (K)
sayılı kararı ile sanık hakkında üzerine atılı suçtan kurulan mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı CMK’nın
303/1-a ve 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddelerince KALDIRILMASINA,
Sanığın üzerine atılı suçtan açılan kamu davasından, atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit
olmadığından 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE,
Sanığın aracından ve üzerinden çıkan ve müsadere edilmesine karar verilen 5.310,00 TL’nin karar
kesinleştiğinde sanığa İADESİNE,
Sanık kendisini müdafi ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜ.T’ne göre
belirlenen 4.360,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine,
Sanık hakkında beraat kararı verildiğinden, karar kesinleştiğinde 5271 sayılı CMK’nın 141. maddesi
gereğince gözaltında ve varsa tutuklulukta geçirmiş olduğu hürriyeti kısıtlayıcı sürelerle ilgili olarak tazminat
talebinde bulunabileceğinin sanığa ihtaratına,
Yargılama giderlerinin kamu üzerinde BIRAKILMASINA,
Dosyanın hükmü veren Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Yargıtay nezdinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere,
kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Dairemize veya başka yer Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine
veya herhangi bir Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemesine dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda
bulunulması, cezaevinde bulunanlar yönünden aynı süre içerisinde bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi
müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle hükmün temyiz edilebileceğine
Samsun BAM, 2. CD., E. 2018/2881 K. 2019/243 T. 29.1.2019
Sayfa 2/3
dair, temyiz etmediği taktirde hükmün kesinleşeceği hususu da belirtilerek, 29/01/2019 tarihinde oybirliği ile
karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şimdi Ara
Yol Tarifi