skip to Main Content

FETÖ-BANKASYA VE SGK KAYDINA İLİŞKİN

Esas No:
Karar No:
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Bursa 2. Ceza Dairesi
2018/1315
2018/1540
Karar Tarihi: 15.11.2018
T.C.
SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNE ÜYE OLMA SUÇU – RUTİN BANKACILIK
İŞLEMİ HARİCİNDE ÖRGÜT TALİMATI İLE HAREKET EDİLDİĞİNİ YA DA
ÖRGÜTE DESTEK AMACIYLA İŞLEM YAPILDIĞINI KABUL ETMEYİ
GEREKTİRECEK DÜZEYDE BİR HESAP İŞLEMİ BULUNMADIĞI –
YÜKLENEN SUÇLAR AÇISINDAN KUŞKU SINIRININ AŞILAMADIĞI –
MADDİ VE HUKUKSAL GEREKTİRİCİ NEDENLERE DAYALI OLARAK
SANIĞIN BERAATİNE İLİŞKİN KARAR VERİLDİĞİ
ÖZET: Sanığın, örgüt yönetiminin Bankasya’nın kalkındırılması amacıyla çağrıda bulunduğu tarihlere
karşılık gelecek dönemleri de kapsayacak biçimde Bank Asya’da hesap işlemleri bulunmakta ise de;
dosyada mevcut hesap hareketleri ve bilirkişi raporuna göre, hesap açılış tarihinin 2007 olduğu ve bu
tarihten beri pek çok işlem gördüğü, rutin bankacılık işlemi haricinde örgüt talimatı ile hareket edildiğini
ya da örgüte destek amacıyla işlem yapıldığını kabul etmeyi gerektirecek düzeyde özellik arz eden bir
hesap işlemi bulunmadığı gibi başkaca bir somut kanıt da (aksini kabul etmeyi gerektirecek bir iltisak
ilişkisi) bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yüklenen suç/suçlar açısından kuşku sınırının aşılamamaktadır.
Maddi ve hukuksal gerektirici nedenlere dayalı olarak sanığın beraatine ilişkin karar tespit olunmuştur.
(5271 S. K. m. 280) (5237 S. K. m. 39, 53, 58, 63, 220, 221, 314, 315) (3713 S. K. m. 5) (16. CD.
15.03.2018 T. 2017/3695 E. 2018/729 K.)
Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince verilen karar ile dosya
içeriğine göre CMK 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olmakla,
dairemizce yapılan yargılama sonunda;
Gereği görüşüldü:
YARGILAMAYA KONU İDDİA:
Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen ve Örgütlü Suçlar Soruşturma
Bürosunun 08/12/2017 tarihli 2017/14029 Soruşturma, 2017/1197 sayılı İddianamesi ile; sanık ……’ün
öğretmenken darbe girişimi sonrası açığa alınması üzerine başlatılan soruşturmada sanığın 2007
yılında açtığı Bank Asya hesabında, örgüt talimatı ile örtüşen tarihlerde hesap hareketliliğinin olduğu,
09/12/2014 tarihinde 5.618,00 TL meblağlı katılım hesabı açtığı ve hesabın bu anlamda aktif olduğu,
sanığın örgüte ait eğitim kurumlarında öğretmen olarak çalıştığının tespit edildiği, bu şekilde sanığın
üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla TCK 314/2, 3713 sayılı yasa 5/1,
TCK 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine
kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜ VE UYGULAMASI;
Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/494 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama
sonunda,
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 1 / 7
“Sanık ……….’ün Bank Asya’daki hesabı üzerinden, FETÖ/PDY silahlı Terör örgütünün talimatı
doğrultusunda 09/12/2014 tarihinde 5.618,00 TL meblağlı katılım hesabı açtığı ve örgüte ait eğitim
kurumlarından çalıştığından bahisle sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma
suçundan cezalandırılması için Mahkememize kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında, dini duyguları sebebiyle ve faizsiz bankacılık yapması sebebiyle Bank Asya’da
hesap açtırdığını beyanla suçlamaları kabul etmemiştir.
Dosyamızın incelenmesinde, iddianamede sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik delil olarak
gösterilen ve yargılama aşamasında dosyamıza gelen delillerin, Yargıtay 16. Ceza
Dairesinin2017/1809 Esas – 2017/5155 Karar sayılı ilamı ile belirtilen kriterler yönünden
değerlendirilmesi gereği hasıl olmuştur.
Yukarıda ayrıntılı bir şekilde açıklandığı ve çeşitli Yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere,
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinin en önemli kriterlerinden biri, FETÖ/ PDY mensuplarınca gizli
haberleşme yöntemi olarak kullanılan ByLock, Eagle, Kakao gibi programların kullanılmasıdır. Gerek
soruşturma aşamasında gerekse kovuşturma aşamasında sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna dair
herhangi bir tespit yapılmamış ve dosyaya bu yönde bir delil ibraz edilmemiştir.
Her ne kadar sanık 1995 yılında üniversiteden mezun olduktan sonra aynı yıl Isparta’da FETÖ ile
irtibatlı Gölcük Dershanesinde memur/ danışman olarak çalıştığını beyan etmiş ise de;
Yargıtay kararları ve bir kısım Bölge Adliye Mahkemeleri kararlarında, şahısların FETÖ/PDY silahlı
terör örgütüyle iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatılan kurumlarda çalışmış olmaları, sendika veya
derneğe üye olmalarının örgüt üyeliği için yeterli olmadığı vurgulanmaktadır.
Yine FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatın kriterlerinden biri de sözde örgüt yöneticisinin
çağrısından sonra Bank Asya’ya para yatırma veya yeni hesap açtırma eylemlerinin olup olmadığı
hususudur.
Bank Asya tarafından gönderilen sanık ve aile bireylerinin hesap hareketlerine ilişkin CD üzerinde
Bilirkişi …….. tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 23/05/2018 tarihli Bilirkişi Raporundan
da anlaşılacağı üzere, sanığın örgüt elebaşının talimatıyla örtüşen tarihlerde katılım hesabı açma ve
bu yönüyle destek işlemlerine rastlanıldığı görülmüştür.
Her ne kadar Bank Asya’da hesabının bulunması tek başına örgüt üyeliği için yeterli görülmese ve bu
yönüyle sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu sabit değil ise de; sanık 17-
25 Aralık 2013’ten sonra Bank Asya’ya FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimatı üzerine destek amaçlı
para yatırmıştır. Sanığın bu eylemi terör örgütü üyeliği suçunu oluşturmamakta ise de, sanığın terör
örgütüne bilerek ve isteyerek yardım ettiği Mahkememizce sabit bulunmuştur.
Yargıtay kararları da bu doğrultudadır.
“….Bank Asya’daki hesabına ait kayıtlar getirtilip hesap hareketleri üzerinde bilirkişi incelemesi
yaptırılarak, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda para yatırıldığının yahut katılım hesabı açıldığının
tespiti halinde eylemin silahlı terör örgütüne yardım suçunu oluşturacağı gözetilerek hukuki
durumunun buna göre tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve suç vasfında düşülen yanılgı
sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması…..” Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2017/3695 Esas – 2018/729
Karar – 15/03/2018.
Sanık hakkında pişmanlık gösterdiğine dair dosyaya yansıyan herhangi bir iradesinin olmaması da
dikkate alınarak 5237 Sayılı TCK’nın 221/4 maddesi gereğince etkin
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 2 / 7
pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır.
Sanığın dolaylı savunmaları, Bank Asya hesap hareketleri, bu hesap üzerinde yapılan inceleme
sonucu düzenlenen Bilirkişi Raporu ve tüm dosya kapsamı ile yukarıda belirtilen hususlar bir bütün
halinde değerlendirildiğinde;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, yukarıda belirtilen nedenlerle sanığın, değişen suç
vasfına göre terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek eyleminden mahkumiyetine, sanığın
terör örgütüne yapmış olduğu yardımın boyutu göz önüne alınarak cezasından TCK’nın 220/7-2
maddesi gereğince takdiren 2/3 oranında indirim yapılmasına karar verildiği” gerekçeleri ile sanığın
mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAF İNCELEME AŞAMASI:
Sanık müdafinin süresindeki istinaf dilekçesi ile; Hükme esas alınan delillerin yetersizliğinden beraat
kararı verilmesi istemiyle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep ettiği,
Dairemizce yapılan inceleme neticesinde; dosya kapsamı, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve
belgeler ile istinaf dilekçe içeriklerine göre; delillerin yeniden değerlendirilmesi açısından duruşma
açılmasına ve davanın yeniden görülmesine karar verilerek yargılama yapılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık ……. Dairemizce 15/11/2018 tarihte saptanan savunmasında; “Ben ilk derece mahkemesinde
vermiş olduğum ifadelerimi tekrar ediyorum. Milliyetçi muhafazakar bir insanım. Hakkımda önce açığa
alma işlemi uygulandı. 3 ay açıkta kaldıktan sonra göreve iade edildim. Türk Eğitim-Sen üyesiyim.
Bank Asya hesabım vardır. Faizsiz olduğu için bankayı kullandım. 2007 yılında tek faizsiz banka
olduğu için hesabı açtırmıştım. Akhisar’da başka banka yoktu. Bu nedenle beraatıma karar verilmesini
talep ediyorum. Örgüt ile alakam yoktur. Talimat ile para yatırmamda söz konusu değildir” şeklinde
beyanda bulunduğu,
Sanık müdafii Av. …… savunmasında; “Yazılı istinaf başvuru dilekçemizi aynen tekrar ediyoruz.
Müvekkil ilk derece yargılamasında terör örgütü üyeliği suçundan yargılanmıştır. Akabinde örgüte
yardım suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Hakkında disiplin soruşturması da yapılmasına
rağmen herhangi bir irtibat ve iltisak söz konusu olmadığı için görevine iadesine karar verilmiştir. Bank
Asya’da ki işlemlerin rutin bankacılık işlemleridir. Örgüte yardım amacıyla herhangi bir para yatırması
söz konusu değildir. Bu nedenle istinaf başvurumuzun kabulü ile müvekkilimin beraatına karar
verilmesini talep ediyoruz dedi.
İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI:
“Sanık….. hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan açılan kamu davasında ilk derece
mahkemesi olan Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesince Örgüte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme
suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; cezayı esas alma, Bank Asya’da ki hesabın 2007
yılında açıldığı, rutin bankacılık işlemi olarak devam ettiği, bunun dışında sanığın silahlı terör örgütü
ile ilgili herhangi bir iltisakının tespit edilemediği, bu haliyle müsnet suçun unsurları oluşmadığı
anlaşıldığından beraatına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur” şeklinde mütalada
bulunmuştur.
SUÇUN UNSURLARI-DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE MAHKEMEMİZİN KABULÜ:
HUKUKİ NİTELENDİRME:
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 3 / 7
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek
görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt
üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade
etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı,
geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup,
üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri
veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici
fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın
tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik,
çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş
biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle
süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların
faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün
amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt
liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için
örgütlenme, Syf 383 vd.)
TCK 314. maddede örgüte yardım suçu özel olarak düzenlenmemiştir. Fakat, 3. fıkra uyarınca suç
işleme amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından da aynen uygulanır. Bu
nedenle TCK 220/7. maddesinde belirtilen örgüte yardım suçu, 314. maddedeki silahlı örgüte yardım
suçu olarak cezalandırılması gereken bir eylem tipini teşkil etmektedir.
TCK md. 220 : (7) “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve
isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. ”
TCK 220/7. maddede, örgüte yardım edenin ‘örgüt üyesi olarak’ cezalandırılacağı ifade edilmiştir.
Fakat, aynı cümle içerisinde örgüt üyeliğinin, örgüt içerisinde hiyerarşik yapıya dahil olmayı zorunlu
kıldığı belirtilmiştir. Örgüt üyesi, örgütün amaçlan içerisindeki suçları işlemek için sürekli birliktelik
iradesiyle örgüt disiplini ve hiyerarşisine katılmaktadır. Buna karşın, sürekli birliktelik ve hiyerarşik
yapıya dahil olma iradesi bulunmadığı halde, örgütün kimi faaliyet veya eylemlerine iştirak eden
kimse, suça iştirak etmekte olup, özel bir iştirak kuralı olarak düzenlenmiş bulunan ‘örgüte yardım
etme’ suçunu işlemesi nedeniyle ceza sorumluluğuna tabi kılınmış, fakat cezalandırma yönünden
örgüt üyesi gibi kabul edilmiştir. Bu nedenle, örgüte yardım edenin hukuki sıfatının üyelik olmayıp,
yardım eden (suça iştirak) olduğuna dikkat edilmesi ve kanun koyucunun bu ayrımı bilinçli olarak
yaptığının gözetilmesi yerinde olacaktır.
Suç örgütüne yardım fiilinin oluşması için, failin örgüt üyeleriyle önceden bir anlaşma yapması veya
yapılan planlara dahil olması zorunlu değildir. Ayrıca, yardım fiilinin örgüt üyelerinin tamamına veya
üyelerden birine yapılması arasında bir fark bulunmamaktadır. Fakat, örgütün amacı ve kolektif
faaliyetleri bilinerek ve istenerek yardım edilmesi zorunludur. Buna karşın, örgüt üyelerinin baskı ve
tehditleri sonucu yardım etmeye mecbur bırakılan kişilerin suça iştirak iradeleri bulunmadığından,
manevi öğesinin yokluğu nedeniyle suçun oluşmadığı düşünülmelidir.
Yardım suçunda ceza, TCK. 314/3, 220/7. maddeleri delaletiyle, 314/2. madde ile hükmedilir. Fail,
örgüte yardım fiilinden başka bir suç da işlemişse, bu takdirde örgüt adına suç işleme dolayısıyla
ayrıca 220/6. madde delaletiyle 314/2. madde ile cezalandırılır.
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 4 / 7
Kanunda örgüte silah temini yoluyla yapılan yardım suçu 315. maddede ayrıca düzenlenmiştir. Silah
üretimi, teinini, ülkeye sokulması, saklanması gibi eylemler yalnızca özel nitelikli yardım suçu olan
315. madde ile cezalandırılır.
Yardım niteliğindeki eylemlerin müstakil suç oluşturmayan faaliyet veya fiiller olması gerekir. Örgüt
adına işlenen suçlara iştirak edilmesi halinde 220/6. maddedeki suç oluşmaktadır.
765 sayılı yasa gibi 5237 sayılı yasadaki düzenlemede de eylemin iradi olması aranmıştır. 765 sayılı
yasada bazı yardım eylemleri yasa metninde ifade edilmişken 5237 sayılı yasada böyle bir
düzenlemeye yer verilmemiş yardım eden ifadesi kullanılmıştır.
Yardım sayılabilecek eylemler çok farklı biçimlerde gerçekleşebilir. Örneğin; örgüt üyelerine yiyecek
verme, barınma ihtiyacını karşılama, yol gösterme, bilgi verme, çeşitli malzeme temini gibi ihtiyaçları
karşılama vb. davranışlar yardın olarak kabul edilir. Dolayısıyla, silahlı örgütün faaliyetlerine yardım
edilmesi onun faaliyetlerinin kolaylaştırılması amacına yönelik olarak birtakım davranışlarda
bulunulmasıdır. Örgütün varlığının veya üyelerinin yaşantısını sürdürmesine yönelik eylemler bu
suçun oluşması için yeterlidir.
Yargıtay kararlarında örgütün yayınlarını ve bildirilerini dağıtmak, örgüt üyelerini barındırmak, yer
temini, kılavuzluk yapmak, kuryelik yapmak, örgüt üyelerine yiyecek vermek, giyecek ve eşya temin
etmek, katılım aktarılmasına yardımcı olmak, askeri faaliyetler hakkında örgüt üyelerine bilgi vermek,
para vermek gibi eylemler yardım eylemleri olarak kabul edilmektedir.
Ancak failin belirtilen fiillerden birini veya birden fazlasını sürekli ve yoğun olarak yapması, örgüt
üyeliği suçunun kanıtı olarak değerlendirebilir. Yargıtay, yardım eylemlerinin belirli bir yoğunluğa
ulaşması halinde failin örgüt üyesi olduğunu kabul etmektedir.
BDDK’nın Asya Katılım Bankası hakkında hazırladığı Mali Durum Tespit Raporlarında, Asya Katılım
Bankası’nın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgütlü olarak suç gelirlerinin elde edilmesi, himmet adı
altında toplanan suç gelirlerinin bankacılık sisteminde aklanması, bankanın FETÖ/PDY ile bağlantılı
ulusal/uluslararası kuruluşlara Asya Katılım Bankası AŞ tarafından yüksek miktarda kredi
kullandırılması, Asya Katılım Bankası A.Ş’nin ortaklık yapısında bulunan yöneticilerin FETÖ/PDY ile
bağlantılı olduğunun açıklandığı,
MASAK’ın hazırlamış olduğu analiz raporlarında da Asya Katılım Bankası’nın FETÖ/PDY silahlı terör
örgütünün kurucusu olan Fethullah Gülen’in talimatlarıyla yönetildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne
mensup gerçek kişi ve özel hukuk tüzel kişilerinin bankacılık işlemi adı altında toplanan himmet
paralarını bu banka aracılığıyla akladığı,
Yine Emniyet Genel Müdürlüğü’nün hazırlamış olduğu raporda da birçok ilde alınan bilgi alma
tutanakları ile 17-25/Aralık/2013 sürecinden sonra FETÖ/PDY silahlı terör örgütlerinde yöneticilik
yapan kişilerin bu örgüte mensup kişilere malvarlıklarını satarak malvarlıkları yoksa başka
bankalardan para çekerek Asya Katılım Bankası’na para yatırmalarını istediklerini beyan etmeleri,
yine Asya Katılım Bankası A.Ş’de banka genel müdürü ve banka yönetim kurulu üyelerinin 06.01.2014
tarihinde gönderdiği e postada ” bizim iklimimizden bir abim… Bankamız için seferberlik ilan ettik,
aynen 2001 de olduğu gibi, neyimiz varsa namusumuz bildiğimiz bankamız için yarından tezi yok
getireceğiz…arkadaşlar evini arabasını satacak, gerekirse başka bankadan kredi çekecek bankamıza
mevduat koyacağız” dediği,
BDDK’nın 28/05/2015 tarihli Asya Katılım Bankası Mali Durum Tespit Raporu’nda 2013 Aralık –
06/01/2014 döneminde Asya Katılım Bankası’nın mevduatı 1.684.368 TL
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 5 / 7
azalırken 06.01.2014 – 10.01.2014 döneminde 227.240 TL arttığı, 01.12.2013 – 30.06.2014 tarihleri
arasındaki dönemde Asya Katılım Bankası A.Ş nezdinde 334.123 adet hesabın açıldığı, hesap
açılışlarının 06.01.2014 tarihinden itibaren artış gösterdiği, en fazla hesap açılışının 30.01.2014
tarihinde 6.069 adet olarak gerçekleştiği, 29.05.2015 tarihine kadar mevduat girişinin yoğun olarak
yapıldığının ayrıntılı olarak anlatıldığı,
FETÖ/PDY Terör örgütü elebaşısı Fethullah Gülen’in 17/25 Aralık 2013 sürecinde örgüt üyelerine zor
durumda olan Bank Asya’yı uhud harbindeki “okçular tepesi” olarak nitelendirerek terk edilmemesi
gerektiğini belirtip, para yatırmalarına yönelik talimat verdiği belirlenmiş olmakla;
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Yargıtay 16. C.D.’nin yerleşik kararları ve kanuni düzenleme dikkate alındığında, TCK’nın 39.
maddesinde düzenlenen suça iştirak kapsamındaki yardım etme ile aynı kanunun 220/7 maddesinde
tanımlanan örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek eylemleri nitelik itibariyle birbirlerinden farklıdır.
Sanığın örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenecek somut bir suça dair kasta dayanan ve yardım teşkil
eden eyleminin, hem yardım edilen suç bakımından şeriklik kapsamında hem de şartları varsa amaç
suç yönünden faillik kapsamında değerlendirilmesi gerekirken somut bir olaya dayanmayan ancak
örgüt faaliyeti kapsamında kullanılmak/değerlendirilmek üzere gerçekleştirilen yardımların TCK’nın
220/7 maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı açıktır.
Tüm dosya kapsamı ve yapılan yargılama sonunda, sanık ….’ün örgütün faaliyetlerine katılım
gösterdiğine ilişkin herhangi bir maddi somut delil bulunmaması göz önünde bulundurulduğunda
sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin, tam
bir vicdani kanıya ulaşılamadığı gibi,
Buradan hareketle,
Sanığın, örgüt yönetiminin Bankasya’nın kalkındırılması amacıyla çağrıda bulunduğu tarihlere karşılık
gelecek dönemleri de kapsayacak biçimde Bank Asya’da hesap işlemleri bulunmakta ise de; dosyada
mevcut hesap hareketleri ve bilirkişi raporuna göre, hesap açılış tarihinin 2007 olduğu ve bu tarihten
beri pek çok işlem gördüğü, rutin bankacılık işlemi haricinde örgüt talimatı ile hareket edildiğini ya da
örgüte destek amacıyla işlem yapıldığını kabul etmeyi gerektirecek düzeyde özellik arz eden bir hesap
işlemi bulunmadığı gibi başkaca bir somut kanıt da (aksini kabul etmeyi gerektirecek bir iltisak ilişkisi)
bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Yüklenen suç/suçlar açısından kuşku sınırının aşılamamaktadır.
Yukarıdan beri sıralanan maddi ve hukuksal gerektirici nedenlere dayalı olarak sanığın beraatine
ilişkin aşağıdaki karar tespit olunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1-Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/06/2018 tarih, 2017/494 esas ve 2018/279 karar sayılı
sanığın “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmamakla Birlikte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme” suçundan
TCK’nın 314/2, 3713 Sayılı TCK’nın 220/7-2, TMK’nın 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri
uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına ilişkin kararın CMK’nun 280/2. maddesi uyarınca
KALDIRILMASINA,
2-a-) Her ne kadar sanık hakkında “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçunu işlediğinden bahisle
5237 sayılı TCK’nun 314/2, 3713 Sayılı Yasanın 5/1, 53/1, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılması
talebi ile kamu davası açılmış ise de; Sanığın üzerine atılı Silahlı Terör örgütüne Üye olma suçunu
işlediğine ve yine Silahlı Terör Örgütüne
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 6 / 7
Bilerek ve İsteyerek Yardımda Bulunduğuna dair savunmasının aksine, cezalandırılmasına yeterli, her
türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, dolayısıyla yüklenen suçun sanık
tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK’nun 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE,
b-) Beraat eden sanık kendisini atadığı müdafii ile temsil ettirdiğinden, müdafiinin emek ve mesaisi
karşılığında ilk derece mahkemesi aşaması için, ilk derece mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte
bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden belirlenen 4.360,00 TL, istinaf aşaması için hüküm
tarihi itibariyle 1.090,00 TL olmak üzere toplam 5.450,00 TL ücreti vekaletin Maliye Hazinesinden
alınarak sanığa verilmesine,
c-) CMK’nun 327. maddesi gereğince, yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
4-Sanığın gözaltında kaldığı günler için CMK 141 maddesi uyarınca tazminat hakkı olduğu hususunun
bildirilmesine, (anlatılıp ihtarat yapıldı)
Dair, sanığın ve sanık müdafiinin yüzüne karşı, iddia makamının huzurunda “tefhimden itibaren 15
gün içerisinde”; hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup
tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye
Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza
infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek
suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1 maddesi gereğince TEMYİZ kanun yolu
açık olarak, “süresinde temyiz edilmemesi halinde başka bir karara, ihtara, tebliğe ve işleme gerek
kalmaksızın kesinleşeceği ve karar gereğinin uygulanacağı bildirilerek” mütaalaya uygun ve oybirliği
ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15.11.2018 (¤¤)
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 7 / 7

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şimdi Ara
Yol Tarifi