Aile Hukukuİstiklal Gazetesi

BOŞANMA DAVASINDA AF SAYILAN HALLER

16 Nisan 2026
Aile Hukuku

Af; açıklanması herhangi bir şekil şartına tabi olmayan bir duygudur. Affedilen tarafın kabulüne bağlı olmadan hukuk alanında sonuç doğurmaktadır. Af iradesi sözlü veya yazılı bir beyanla veya örtülü davranışla ortaya konulabilir. Şarta bağlı af olmayacağı gibiözgür irade ile yapılmayan (örn. şiddet veya tehdit sonucu) af beyanı da hukuken geçerli olmayacaktır.

Türk Medeni Kanunu'nun 166/1 maddesince, boşanma davası açabilmek için eşlerden ortak hayatı sürdürmeleri beklenemeyecek şekilde evlilik birliğinin sarsılmış olması gerekir. Affetme, tarafların ortak hayatı sürdürmek için gösterdiği bir çabadır. Affetmenin olduğu bir boşanma davasında ortak hayatın eşler için sürdürülemez halde olduğunu söylemek, affeden tarafın iradesini çiğnemek olacaktır. Böyle bir durumda evlilik birliğinin temelinden sarsılması şartı artık boşanma davasında mevcut olmayacağı için dava reddedilecektir. Üstelik Medeni Kanun'un 161. maddesinde de belirtildiği gibi affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Peki af sayılan bu davranışlar hangileridir?

Davacı eşin affetmeye dair bir irade beyanı olabilir:Davacı eş, açık bir irade beyanı ile davalı eşe veya hakime, davaya sebep olan olaydan ötürü eşini affettiğini belirtebilir. Hakim tarafların iradeleri ile bağlıdır. Bu sebeple affetme beyanı sonrasında ortak hayatı sürdürme iradesini koruyan eşler hakkında boşanma kararı veremez. Davacı eşin affetme beyanı, beyandan önceki olaylar için geçerlidir. Affetme beyanından sonra gelişen boşanma sebepleri, geçmişteki affetme beyanından etkilenmez

Davacı eş açtığı boşanma davasından feragat etmiş olabilir:Davacı eşin açtığı boşanma davasından feragat etmesi, boşanma davası süresince boşanma iradesini koruduğunu göstermemesi sebebiyle affetmek olarak yorumlanabilir. Yargıtay da bir ilamında '"....Davalı-davacı kadın 20.09.2006 tarihli oturumda birleşen davasından feragat etmiş ve bu tarihe kadar kocadan kaynaklanan boşanmayı gerektirir kusurları affetmiştir." İfadesine yer vererek boşanma davasından feragat etmeyi affetme olarak işleme alınacağını belirtmiştir.

Eşlerin birlikte uzun süreli tatile gitmesi:Boşanma davası sürecinde eşlerin baş başa veyahut çocukları/aileleri ile birlikte tatile gitmeleri, evliliğin devamı açısından önemli bir ibare sayılmaktadır. Eşler arasında boşanma isteğini sürdürecek kadar önemli bir sebep kalmadığı kanaati ile Aile Mahkemeleri bu durum ile karşılaştığında red kararı verebilmektedir. Ancak, dava dosyasında bu tatilin kısa süreli olduğu, eşlerin aynı odada kalmadıkları, çocukların isteği üzerine gidildiği vs. gibi af niteliği taşınmadığına dair delillerin sunulması halinde, vakıa af olarak değerlendirilmeyecektir. Bu hususta her olaya ayrı ve özel yaklaşımla bakmanın, davaların seyri için en sağlıklı ve doğru yol olduğu kanaatindeyiz.

Eşlerin dava süresince halen aynı evde yaşamaları (özellikle fiziksel şiddet ve aldatma sonrası):Açılan boşanma davasının kabulü için kural olarak evlilik birliğinin artık sürdürülemez hale gelmesi şartı arandığı için eşlerin aynı konutta ikamet etmeleri, evlilik birliğinin devam ettiğine dair fiili karine teşkil ettiğinden davanın seyri açısından olumsuz bir kanaat oluşturur. Dava dosyasına Sosyal Durum araştırması, tanık beyanları ya da başka bir hukuka uygun delilin girmesi neticesinde eşlerin aynı evde yaşamaya devam etmesi, davayı açan eşin affettiği şeklinde yorumlanmaktadır. Bu kanaat özellikle fiziksel şiddet, zina, haysiyetsiz yaşam sürme gibi ağır sebepler sonrası bile halen aynı konutta oturan eşler hakkında verilmektedir. Ancak bazı istisnai Yargıtay kararlarında konut aile konutu olmaktan çıkmadığı için birlikte yaşamanın af anlamına gelmeyeceği şeklindedir.

Kusurlu eşin davranışlarına hoşgörügöstermek:Evlilik birliği süresince zina, şiddet vs. gibi nedenlerle kusurlu eşine karşı boşanma davası açan tarafın bu süreçte dava açma iradesine uygun şekilde devam etmesi gerekmektedir. Eşini affettiğine dair beyanı kadar, eşiyle cinsel ilişkide bulunmaya devam etmesi, eşiyle sosyal medyada evlilik birliğinin devam ettiğini gösteren paylaşımlar, evliliği kurtarma amacıyla uzun süreli aile terapistine gidilmesi gibi hallerde eşin hoşgörülü yaklaşımı af niteliğinde sayılmaktadır. Dava dosyasına bu hallere dair sunulacak deliller neticesinde dava red kararı ile sonuçlanabilir.

Bu davranışların af sayılmasının sebebi,evlilik birliğinin halen 'çekilebilir, katlanılabilir' olduğunugöstermesidir. Ancak boşanma kararı verilebilmesi için aranan en temel şartlar evlilik birliğinin temelinden sarsılması yani devamının mümkün olmayacak şekilde onarılamaz vekatlanılamaz hale gelmesidir.Af, dava için aranan esas şartı kaldıran bir nitelik taşıdığından açılan davanın reddine sebep olmaktadır.Ancak belirttiğimiz gibi, her dava özelinde tarafların boşanma sebebi, dosyaya sunulan delillerin niteliği ve kuvveti, tanık beyanları, süreçte oluşan yeni vakıalar ve bunların davaya etkileri gibi birçok önemli detaya bakılarak ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Her dava dosyasında olduğu gibi, istisnai durumlar her boşanma davası için de saklıdır.

Affetme Olarak Nitelendirilemeyecek Davranışlar

Bu konuyla ilgili olarak en sık yaşanan örnekten başlamak gerekirse; yukarıda da belirtildiği üzere uzun süreli olarak aynı evde yaşamak, affetme olarak nitelendirilebilecek bir davranış olarak sayılsa da aynı evde oturma mutlak surette affetme olarak değerlendirilemez. Çünkü böyle bir durumda taraflar aynı evde iki yabancı gibi yaşıyor olabilirler, eşlerden biri boşanmayı ya da evden ayrılmayı düşünüyor fakat buna imkan bulamıyor olabilir. Bu halde tarafların sırf aynı evde oturması affetme olarak nitelendirilemez. Aynı şekilde, çocuklar için şahsi münasebetin sağlanmasına yönelik olarak eşlerin zaman zaman bir araya geliyor oluşu da davalı tarafından affetme olarak ileri sürülemeyecektir çünkü eşler bu durumda mecburi bir görevi yerine getirmektedir.

Boşanma davası açmaya karar veren tarafın çeşitli nedenlerle diğer eşin kusurlu davranışlarından mağdur olduğu gözetildiğinde, hangi davranışlarının affa neden olabileceği, bu davranışlar neticesinde hukuken talep ve tazmin edebileceği hangi haklarından uzaklaşacağı ya da hangi haklarını kaybedeceği ihtimalleri mantıklı biçimde değerlendirilmelidir.

Hukuki Danışmanlığa İhtiyacınız Mı Var?

Bu konuda daha fazla bilgi almak veya danışmanlık hizmeti almak istiyorsanız bize ulaşın; uzman ekibimiz size en kısa sürede dönüş yapacaktır.

© 2026 Av. Merve Erden Hukuk Bürosu. Tüm hakları saklıdır.

WhatsApp